Duyurular

Şu dünyada yüzlerce ahmak, etek dolusu altın verir de, şeytandan dert satın alır.
Hz. Mevlana 
 
Atatürk Dersimi vuracağız dedi, vurduk PDF Yazdır e-Posta
Yazan Hüseyin Karabulut   
Pazartesi, 17 Ağustos 2009

“Atatürk Dersim’i vuracağız dedi, vurduk”

 

O günün gazetelerine bakan herkes rahatça görebilir ki, Bayar Hükümeti’nin Dersim’de yürüttüğü harekâtı, dünya ve Türkiye kamuoyunun gözünden kaçırmak için olay gazetelere ‘Fırat ve Murat kıyılarında yapılan manevralar’ olarak aksettirilmişti. Birinci Dersim Harekâtı’na katılan Sabiha Gökçen’e verilen madalya bile gazetelerde “gerek kurslarda, gerek Türk hava ordusu mektep ve kıt’alarında [gösterdiği] büyük muvaffakıyetler ve son atışlı tatbikatta kahramanca hizmet” yüzünden verilmiş gibi sunulmuştu. (Havacılık ve Spor, 15 Haziran 1937, S.193)  

              Yani o yıllarda, ‘manevra’, ‘tatbikat’ gibi terimler, kanlı bir askerî harekâtın kod adıydı. Dersim’de olanlara dair resmi anlatıyı öğrenmek bile, ancak 1972 yılında Genelkurmay Harb Tarihi Başkanlığı’nın Türkiye Cumhuriyetinde Ayaklanmalar (1924-1938) adlı kitabının yayımlanmasıyla mümkün olmuştu. Ama işin ‘gayri resmi’ yanını hâlâ tam bilmiyoruz.  

           Bu ‘manevra’lardan birinde Dersim’in kaderi belirlemişti. Bu olayı Celal Bayar’ın ağzından dinleyelim: “Şimdi, Mareşal, Erkan-ı Harbiye Reisi (Genelkurmay Başkanı), ben başbakanım. Atatürk malum... Üçümüz Dersim’de yapılan büyük ordu manevralarındayız. Manevranın da sonuna gelmek üzereyiz. Üçümüz bir arada ‘Ordunun emniyeti bakımından strateji ne olmalıdır?’, onu görüşüyoruz. İkisi de Birinci Cihan Harbi’nde muharebe etmişler. Ben daha çok izleyiciyim. Malumatları geniş... Oradaki her şeyi biliyorlar. Hatta şahsen casusları bile biliyorlar. Dersim’in o halde kalırsa her zaman ordunun emniyeti bakımından tehlikeli olacağını görüşüyorlardı... O sırada biz konuşurken, Dersimlilerin jandarma karakollarımızdan üç-dört tanesini bastıkları haberi geldi. Atatürk’le göz göze geldik. Birbirimizi anlıyorduk. Atatürk benim yüzüme baktı. ‘Ne olacak?’ dedi. Anlıyorum, orada emniyet tesis edilecek. Ne olursa olsun bana hitap edecekler. Hükümet reisi benim. ‘Anlıyorum efendim, bana hitap edişinizin manasını’ dedim. Atatürk: ‘Sorumluluğu üzerime alıyorum, vuracağız Dersim’i’ dedi ve vurduk...” (Kurtul Altuğ, “Celal Bayar Anlatıyor”, Tercüman, 17 Eylül 1986.) Bu mülakatta, Celal Bayar, asıl sorumlunun Atatürk olduğunu ima ediyor, ama kendisinin ‘etkisiz’ eleman olduğunu kabul etmek zor.  

ayşe hür

 
< Önceki   Sonraki >
RocketTheme Joomla Templates